Mükemmel tasarımcılar hırsız mıdır



Çoğu zaman tasarımcılardan şuna benzer bir söz duyabilirsiniz: “İyi tasarımcılar kopyalar, Mükemmel tasarımcılar çalar.” Bunu söyleyen tasarımcı genelde şu üç kişilikten birisine sahiptir


* Tasarımları sadece kopyalayan, onlardan ilham alan bir kişilik.
* Gerçekten tasarım çalan bir kişilik.
* Tasarım kopyalamamanın ve çalmanın zor olduğunu kabul eden ve çalmamaya çalışan, kendine ara sıra engel olamayan bir kişilik.

Hangi nedenden bilinmez, birçok tasarımcı tam anlamıyla benzersiz bir çalışmanın olamayacağına, herkesin mutlaka birilerinden ilham almış olacağına inanır. Açıkcası ben buna katılmıyorum ve en azından böyle bir nosyonu kabul etmiyorum. sizin de kabul etmemenizi öneriyorum.

Kopyacı Tasarımcılar
Bu tasarımcılar, dizayn piramidinin en alt basamağını oluştururlar, aslında o kadar da kötü bir yer değildir burası, sonuçta bir yerden başlamanız gerekiyor.

Bu tip tasarımcılar daha işin başındadırlar çoğu zaman ve mükemmel bir tasarımı oluşturan öğelerden habersizdirler, bu yüzden başkalarının çalışmalarını taklit ederek, onlardan ilham alarak bir şeyler yaratmaya çalışırlar.

Genel olarak internet galerilerine üyedirler, buralardan bir iki site seçerler ve dizaynlarını yeniden yaratmaya çalışırlar, ki bu şekilde ellerindeki işe yönelik bir tasarım bulmaya çalışırlar. Bu şekil çalışmak, bir şey öğrenmenin tek yoludur. Aslında her insan hayatı bu şekilde öğrenir, yürümeyi, konuşmayı vs vs. Kendimize ait yeterince deneyim oluşturana kadar bu yöntemi kullanırız.

Yapacağınız ilk site belki sevdiğiniz bir sitenin kodlarının aynısının kopyalanmasıyla oluşmuştur. Satır satır o kodu incelersiniz ve her birinin ne işe yaradığını öğrenirsiniz. Bir sonraki sitenizi yaparken, kodu artık sıfırdan yazmaya başlarsınız ve kendinize özgü tasarımlar çıkartmaya başlarsınız.

Hırsız Tasarımcılar
Yukarıda duyduğumuz sözü söyleyen tasarımcılar aslında bunlardır. Zamanında ünlü film yapımcısı jim jarmusch şunu söylemiştir:

Hiçbir şey orijinal değildir. Senin hayal gücünün ve yaratıcılığı gösterecek her yerden bir şeyler çal. Eski filmleri en küçük parçasına kadar incele, yeni filmlere kitaplara, müziklere, çizimlere, fotoğraflara, şiirlere, hayallere, rastgele konuşmalara, mimari dizaynlara, köprülere, sokak levhalarına, ağaçlara, bulutlara, suya, ışığa gölgeye çok iyi bak, onların hepsini baştan aşağıya incele. Sadece ve sadece, senin ruhuna direk hitap eden şeyleri çal onlardan. Eğer bunları yaparsan, yaptığın iş (yani hırsızlığın) tam bir otantik şaheser olacaktır. Bu esere değer biçilemez ve orijinali başka hiçbir yerde bulunamaz. Ve hırsızlığını saklamaya da çalışma. Hatta içinden geliyorsa, kutla onu.

Aslında bu söz, ev hırsızlığını da özetliyor sayılabilir. Bir tasarımcı, başka birisine ait bir tasarımı kopyaladığı, o eseri mükemmel yapan noktaları kendi içinde hissettiği zaman, genelde içlerinden gelen şey, gidip kendi özgün tasarımlarını yaratmaktır.

Ancak bir süre sonra şunun farkına varırlar ki; Başka tasarımcıların dünyayı gördüğü gibi görmeye çalışmak, onları anlamak, eserlerinin sırlarını çözmek ve kendi eserlerini yaratmak oldukça zordur. Ve birçok iyi tasarımcının gizli gerçeğini öğrenirler, hepsi birer hırsızdır.

Tasarımda hırsızlık, başka birisinin yaptığı işten ilham almaktır. Genelde kopyacı tasarımcılar gibi, hırsız tasarımcılar da ilhamlarını internet galerilerinden alırlar; ancak kaynaklarını saklamayı iyi bilirler.

“Yaratıcılığın sırrı, kaynağını saklamayı bilmektir.” Albert Einstein

Tasarımlardan sadece birer parça kopyalarlar veya sadece temasını çalarlar. 2003 yılında cameron moll isimli bir tasarımcı, “İyi tasarımcılar kopyalar, mükemmel tasarımcılar çalar” (ingilizce) isimli bir yazı yazdı. Yazısında aşağıdaki iki resimden oluşan bir örnek vardı.

cameron moll, bunu şu şekilde açıklıyordu:

Benzer bir resmi başka birisinin kullandığında düşündükleri aslında çok daha farklı olurdu. Çok az miktarda bir değişim uygulanmış. Ve bundaki amaç da, bu tasarımı görecek insanın bir şekilde buna benzer bir tasarımı daha önce görmüş olmasını fikrinden faydalanmak. Onlara tanıdık gelmesini sağlamak. Hırsızlık için çok güzel bir kaynak.

Kopyalamamaya ve Çalmamaya Çalışanlar
Ne yaparsak yapalım, çevremizden etkilenmemek mümkün değil aslında. Farkında olmasalar da tasarımcılar başka dizaynlardan bir şekilde etkilenirler, onlardan ilham alırlar. Bu kategoriye giren tasarımcılar alışkanlıklarından haberdardırlar. Tamamen özgün bir şey yaratmanın imkansız olduğunu bilirler. Ancak gene de denerler.Bu amaçla, direk internet üzerindeki resim galerilerine değil, gerçek resim galerilerine giderler. Tasarımlara, mimarilere, fotoğraflara, doğaya bakarlar, internet tasarımlarına değil. Gerçek anlamda ilham alırlar, bir şey çalmazlar.
Etrafta tasarım aramazlar, kafalarındaki tasarımı mükemmelleştirmek için yollar ararlar.

Parklarda, doğada gezinen bir tasarımcı, kendisini sitenin “footer”ını oluşturmak için çimen tasarımı yaparken bulur. Sitenin sağına soluna ağaç, çiçek veya kuş şekilleri ekler.Veya, bütün gün bir bankta oturur ve ön planla arka planın nasıl bir ilişki içinde olduğunu inceler. ve kullanıcının perspektif algısına hitap eden tasarımlar gerçekleştirir.

İlham arayan bu tasarım bir süre sonra bu formunu terk eder ve tamamen özgün bir tasarım halini alır.

Özetleyecek olursak…
İnternet üzerinde özgün bir tasarım aramak kaybedilmiş bir arayış değil. İnternet endüstrisi halen daha çok genç ve denenmemiş daha çok şey var. Bulması size kalmış. Tasarım yapmanın yapı taşlarını anladığınız zaman, sınırların dışında düşünmeyi, yeni şeyler denemeyi öğrendiğiniz zaman yapamayacağınız şey yok. Beklenmedik ve özgün olun yeter. Yeni şeyler deneyin. İçinizden gelen bir tasarımdan korkmayın, deneyin. Ancak şunu aklınızda tutun:

“Olması gerektiğinden farklı olan şeyler nadiren güzeldirler, ancak daha iyi olması için yapılanlar neredeyse her zaman daha iyidirler” Dieter Rams

Özgün ve orijinal olmak için çalışırken, daha iyi yapmak için yeni şeyler denemek güzeldir ve potansiyel olarak da iyi şeylerle sonuçlanırlar. Göz bandı ile gözlerini kapatıp, hedefe dart oku atmaya benzer. Hedefi hiç bir zaman vuramayabilirsin; ancak bu deneyim esnasında çok şey öğreneceksin. Tasarımlarını farklı değil, daha iyi, daha mükemmel yapmaya çalış. Uzun değil, bundan kısa zaman önce, insanlar dünyanın yuvarlak değil düz olduğunu düşünüyorlardı. Gene kısa zaman önce tasarımcılar etiketi ve tablolarla internet siteleri yapıyorlardı. Teoriler ve rutinler sürekli olarak sorgulanmalı, üzerilerine gidilmeli ve çiğnenmeliler. Eğer daha iyi bir yolun olduğunu düşünüyorsan eğer, o yolu sen kendin bulacaksın.

“En yeni tasarımcılar, standart seçenekleri bilerek reddediyor ve yanlış düşünme arzusunu yetiştiriyorlar” Marty Neumeier

Kaynak


Bir Yorum Var

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Captcha